Gerçek İçgörü, Gerçek Etki: Nasodren ile Bir Başarı Hikâyesi

Bazen en hayati şeyler, onları kaybetmeye yaklaştığımızda fark edilir: Nefes almak da onlardan biri.
Solunum özgürce aktığında hayat normal seyrinde ilerler. Ancak burun tıkandığında, sinüsler dolduğunda ve nefes daraldığında; yalnızca beden değil, zihin de yorulur. Sinüzit bu yönüyle sadece fizyolojik bir rahatsızlık değil; gündelik yaşamı, sosyal ilişkileri ve psikolojik dengeyi sessizce etkileyen görünmez bir yüktür. Biz bu yükü taşıyan insanların sesine kulak verdik.
Ve kendimize tek bir soru sorduk:
“İnsanların hayatına gerçekten nefes aldıran bir çözüm nasıl görünür?”
Ne Düşündük?
Bu yolculuk, bir ürünü anlatma fikriyle değil; bir problemi anlama isteğiyle başladı. Adgager olarak markalar adına konuşmaktan çok, insanların markalar adına konuşabildiği alanlar yaratmaya inanıyoruz.

Umut Vural – Adgager CEO
Adgager CEO’su Umut Vural’ın da ifade ettiği gibi:
“Biz Adgager’da markalar adına konuşmayı değil, insanların markalar adına konuşabileceği alanlar yaratmayı önemsiyoruz. Nasodren ile yaptığımız bu çalışma; verinin, deneyimin ve topluluğun bir araya geldiğinde bir ürünü nasıl gerçek bir değere dönüştürebileceğinin çok net bir örneği oldu.”
Bizim için önemli olan, mesajı yükseltmek değil; anlamı derinleştirmekti.
Ne Tasarladık
Amacımız klasik bir ürün tanıtımı yapmak değildi. Biz bir dönüşüm hareketi tasarladık.
İnsanlara yalnızca bir burun spreyi sunmak değil;
- Anlamlı bir deneyim,
- Güven hissi,
- Ait olma duygusu yaratmak istedik.
Nasodren’i raflarda duran bir tedavi ürünü olarak değil, sinüzitli bireylerin hayatında onlara eşlik eden güvenilir bir yol arkadaşı olarak konumladık. Bu yaklaşım doğrultusunda:
- “Nefes Al” adını verdiğimiz, kapalı devre ve kürasyonlu 100 kişilik özel bir topluluk oluşturduk.
- Bu topluluğu klasik influencer anlayışından uzak, organik marka elçileri olarak kurguladık.
- Gagerların duygularını, alışkanlıklarını, günlük zorluklarını ve çözüm arayışlarını dinledik.

Resul Yeşilyurt – Nasodren Türkiye CEO
Nasodren Türkiye CEO’su Resul Yeşilyurt bu süreci şöyle özetliyor:
“Nasodren olarak biz, bir ürünün gerçek değerinin rafta değil; onu kullanan insanların hayatında ortaya çıktığına inanıyoruz. Adgager ve Adteams iş birliğiyle hayata geçen bu topluluk, bize sahadan gelen en gerçek içgörüleri sundu. Kullanıcıların deneyimlerini kendi cümleleriyle paylaşması, Nasodren’in neyi temsil ettiğini anlatmanın en güçlü yolu oldu.”
Nasıl Yol Aldık?
Topluluğu yalnızca bir iletişim kanalı olarak değil; ortak üretim, geri bildirim ve etki alanı olarak yapılandırdık.
- İlk adımda topluluk üyelerinin Nasodren’i birebir deneyimlemesini sağladık.
- Deneyimleri; kutu açılışları, kullanım anları ve sonrası olmak üzere video içeriklerle belgeledik.
- Sinüzitli yakınlara ürünü hediye etmeyi teşvik eden #birliktenefesal kampanyasını hayata geçirdik.
- Eczane deneyimlerinden sosyal medya paylaşımlarına, öneri sistemlerinden sponsorluk fikirlerine kadar her geri bildirimi sahiplendik.
- Topluluktan gelen içgörülerle marka dili, tonu ve temas noktalarını yeniden şekillendirdik.
Neler Yaptık?
- Gerçek kullanıcı deneyimlerine dayalı, yüksek güven duygusu yaratan video içerikler ürettik.
- Kutu açılışları, kullanım anları ve kısa süreli etki gözlemlerini sistematik biçimde topladık.
- Sprey” kavramını yeniden tanımlayan, tedaviye değer katan bir iletişim dili oluşturduk.
- Doktorlar, eczacılar, sporcular ve gündelik kullanıcılar için farklı anlatım stratejileri geliştirdik.
- Topluluktan gelen önerilerle reklam fikirleri, afiş kurguları ve tavsiye mekanizmaları tasarladık.

Sonuç: Birlikte Alınan Bir Nefes
Bugün Nasodren, yalnızca bir ürün değil; insanların nefesini geri kazandığı bir yolculuğun adı.
Bu başarı; markanın kendini anlatmasından değil, insanların markayı kendi sesiyle anlatmasından doğdu.
Birlikte düşündük,
Birlikte tasarladık.
Birlikte yaydık,
Çünkü biz biliyoruz: Gerçek etki, birlikte hareket edildiğinde ortaya çıkar. #birliktenefesal





