Şehirlerin Yürünebilirliği Ne Kadar Önemli?

Paylaşmayı unutmayın.

Şehirlerin Yürünebilirliği Ne Kadar Önemli? – Şehirde yürümek, o şehri tanımanın en iyi yoludur. Bir yerin atmosferini, enerjisini ve temposunu araba kullanırken ya da bir araçta giderken öğrenemezsiniz. Yayayken tüm görkemiyle kent yaşamına doğrudan temas edersiniz. Şehrin enerjisini hissetmeye başlarsınız.

Peki şehirlerde yürümek ne kadar kolay? Birleşmiş Milletlerin son tahminlerine göre dünya nüfusunun gelecek 33 yıl içinde 2.9 milyar ve yüzyılın sonuna kadar da büyük olasılıkla 3 milyar daha artması bekleniyor. 2050 yılına kadar, olasılıkla, nüfusunun %80-90’ı şehirlerde yaşayan fazlasıyla kentsel bir tür olacağız.

O halde, bir şehirde dolaşabilmeniz açısından bu çarpıcı kentleşme ne anlama gelmektedir? Kentsel ortamlarda yaya olmak kolay mıdır? Şehirler planlanırken bunlara dikkat ediliyor mu? Yürünülebilirlik bir şehirde ne kadar önemlidir? Tüm bu soruların cevapları için sizi aşağıya bekliyoruz.

Şehirlerin Yürünebilirliği Ne Kadar Önemli?

Şehirlerimiz Ne Kadar Yürünebilir?

@wbur

Churchill, “Binalarımızı şekillendiriyoruz ve sonra da binalarımız bizi şekillendiriyor.” demiştir. Benzer şekilde aynı metaforu yarattığımız şehirlerin şeklinin kentsel yürüyüş şeklimizi şekillendirdiğini de söyleyebiliriz. Örneğin bazı şehirlerde dolaşmak diğerlerinden daha kolaydır. Bazı şehirler, dolaşmayı keyif haline getiren akışkan bir niteliğe sahipken diğerleri pek öyle değildir. Bu şehirler hantal, rahatsız, yorucu hatta yürüyüşçü için tehlikelidir.

Ortamlarımızda nasıl yürüyebileceğimizi ve özellikle de bir ortamı bir diğeriyle nasıl karşılaştırabileceğimizi tasarlamak için faydalı bir endeks olan “yürünülebilirlik endeksi” oluşturulmuştur. Çok yürünebilir bir şehir, sokak kapısından çıktığınızda yaşamı kolaylaştıran her şeyin en fazla on dakikalık yürüme mesafesinde olduğu yerdir. Havanın izin verdiği ölçüde semtinizdeki okula ya da restorana gidip gelebilirsiniz. Günlük yaşam etkinliklerini gerçekleştirirken arabaya ihtiyaç duymazsınız.

Hangi Şehirler Yürünebilirdir?

sehirlerin-yurunebilirligi-ne-kadar-onemli
@everysteph

Bazı şehirler ya da şehirlerin bazı kısımları bu endekste oldukça yukarılardadır. Örneğin İtalya’nın müthiş bir şehri olan Bolonya, Umberto Eco tarafından “Tam bir doku ve hiçbir fazlalık yok… ortak yaşam alanlarının, pasajların, barların, dükkanların şehri, insanın gözlerini dükkan önleri ve kafe masalarıyla buluşturan manzaralara sahip bir şehir.” olarak methedilmiştir.

Terazinin diğer kefesinde ise hemen hemen her etkinlikte araba kullanımının zorunlu olduğu, araç-bağımlı şehirler yer almaktadır. Seçilmiş şehirler üzerinde yürütülen bir araştırmada, bir şehrin yürünebilirliği ne kadar yüksekse ölçülen etkinlik eşitsizliğinin o kadar az olduğu ortaya çıkmıştır. Aynı zamanda genel nüfusun obezite oranları da aynı ölçüde  az çıkmıştır.

Tek bir ABD eyaleti üzerinde yapılan araştırmalar sonuçları daha iyi açıklamaktadır. Kaliforniya eyaletinde yer alan San Francisco, San Jose ve Fremont benzer iklimlere sahiptirler. Ayrıca birbirinden farklı olmayan refah düzeylerine ve nispeten aynı demografik özellikler sahiptirler. San Francisco diğer iki şehirden de daha yürünebilir çıkmıştır ve en düşük etkinlik eşitsizliği de yine bu şehirdedir. New York, Boston ve San Francisco’nun yürümesi en kolay ABD şehirleri arasında yer alması ve buna bağlı olarak bu şehirlerde obezitenin en düşük seviyede olması şaşırtıcı değildir.

Şehirlerin Yürünebilirliği Ne Kadar Önemli?

sehirlerin-yurunebilirligi-ne-kadar-onemli
@intelligenttransport

Ünlü şehir planlamacısı Jeff Speck, “En iyi şehirlerde, en iyi işleyen şey, yürünülebilirliktir.” diyor. Şehirlerin kullanıcıları eğlence, oturma, ferahlama, vakit geçirme alanlarına sahip olan sokakların görünümünü davetkar bulmalıdır. 

Toplam nüfusu 171 milyon olan 366 Avrupa kentinde araştırmacılar, mevcut yeşil alan miktarında çarpıcı bir farklılık olduğunu bulmuşlardır. İtalya’daki Reggio di Calabria’da yeşil alanlar, kentsel alanın %2’sini oluştururken İspanya’daki Ferrol’da bu oran %46’dır. Araştırmaya göre bunun sebebi ek binaların yapılmasından ziyade bina kullanım yoğunluğunun artmasıdır. Yani mevcut alanın üstüne inşaat yapmak yeşil alanların sabit kalmasını sağlamaktadır.

Yürünebilirlik ayrıca şehirlerimizin toplumsal karakterini etkiler. Yoğun çarpık kentleşmeye sahip olan bir şehre taşındığınızı düşünün. Yeni bir sosyal çevreye yalnızca davetle girebilirsiniz, mahallenizdeki kapıları rastgele çalıp tanışmayı bekleyemezsiniz. Buna karşılık düzgün yapılanmış, yürünebilir bir şehirde rahatça kafelerde veya yerel dükkanlarda sosyal ağlar kurabilirsiniz. 

sehirlerin-yurunebilirligi-ne-kadar-onemli
@westend61

Bir başka deyişle yürünebilir şehirlerlerin “bütünleştirici etkileri” vardır. Yürünülebilirlik, insanlarla tanışmayı ve buluşmayı kolaylaştıran mekansal yakınlık ile tüm bunları mümkün kılar. Hatta ekonomistler tarafından arabana bağlılığınız arttıkça ekonomik açıdan üretkenliğinizin azaldığı ileri sürülmüştür. Araştırmacılar, bir şehir ne kadar büyük ve zenginse şehir sakinlerinin de bir o kadar hızlı yürüdüğünü kaydetmiştir. Bu kent yaşamının hızı birçok anekdotla akıllarda kalmıştır.

Şehirler sizi değiştirirler ve siz bunun farkına bile varmazsınız. Yaşadığınız hayat, geleceği ve geçmişi düşünme biçiminizi değiştirecektir çünkü şehrin yoğunluğu ve kalabalığı içinde yaşıyorsunuzdur. Bu sebeple şehirlerimiz yürümesi kolay, herkes için ulaşması kolay, güvenli ve keyifli olmalıdır. Bunu yapmak için adımlar bellidir. Sadece onları atmamız gerek.

Facebook Yorumları

Paylaşmayı unutmayın.

İlgili Sayfalar