Dahiler de Hata Yapar!

Paylaşmayı unutmayın.

Dahiler de Hata Yapar! – Hata yapmaktan ve yargılanmaktan o kadar korkuyoruz ki çoğumuz hayatımızı kusursuz geçirmeye çalışıyoruz. Düşündüklerimizi kendimize saklıyor, fikirlerimizi ne kadar iyi olursa olsun söylemeye çekiniyoruz. Bu durum oldukça yorucu olduğu gibi aynı zamanda en ufak yanlışımızda bozulmamıza sebep oluyor.

Evet hepimiz hatasız bir hayat yaşamak istiyoruz belki. Peki bu mümkün mü gerçekten? Yanlış yapmadan, hayatın her aşamasında doğru kararı verebilmenin bir yolu var mı? Bu soruya belki net bir cevap veremeyiz ama size hatasız yaşamanın ne kadar zor olduğuna dair birkaç anekdot verebiliriz. 

Dahiler de Hata Yapar!

Hepimiz bilim insanlarını, araştırmacıları, o imrendiğimiz büyük akılları el üstünde tutarız. Sonuçta onlar oldukça zeki, her şeye aklı yeten hızlı öğrenen insanlar değil mi? Peki tüm o buluşların ve keşiflerin sahipleri büyük insanlar hata yapmıyor mu? Tabiki yapıyor! Peki bunlar nasıl hatalar dediğinizi duyar gibiyiz. Hadi gelin bilim tarihinin dahi insanlarının devasa hatalarını beraber bakalım! 

Darwin’in Karışmalı Kalıtım Teorisi

dahiler-de-hata-yapar
@newsweek

Charles Darwin, doğal seleksiyon ve evrim üzerine yazdığı kitaplarla oldukça büyük bir başarı elde etmiş büyük bir dahiydi. Dönemin şartlarını ve o zamanlar kalıtım üzerine yapılmış çalışmaları düşündüğümüzde Darwin’in bu başarısı daha da anlam kazanmaktadır. Ama özellikle bir konuda Darwin devasa bir şeyi gözden kaçırmıştı: İki ebeveynden gelen özelliklerin fiziksel olarak yavrularında harmanlandığını düşünüyordu. Karışmalı kalıtım adıyla bilinen bu boya kazanı teorisi ebeveynlerin kalıtsal katkısının her bir nesilde azalacağı ve yavrunun ebeveynlerinin homojen bir karışımı olacağını iddia ediyordu.

Peki bu durum bazı özelliklerin seyrekleşerek yol olacağı anlamına gelmez miydi? Darwinde ortadaki çelişkinin farkındaydı ama doğal seçilimin burada da işe koyulduğunu ve yararlı olan en ufak kalıtsal özelliklerin o türün yaşama şansını attırabileceğini düşünüyordu. Böylece o tür kendi genlerini yavrularına aktarabilecekti. Çelişkiyi görebiliyorsunuz değil mi? Darwin göremiyordu!

@khanacademy

Darwin bir dahiydi ama kesinlikle iyi bir matematikçi değildi. Kendi otobiyografisinde de belirttiği üzere “Muhtemelen cebrin ilk aşamaları bana tamamen anlamsız geldiği için olsa gerek, matematik benim için son derece sıkıcı bir çalışmaydı. Aldığım zayıf notların ötesinde bir başarı elde etmem bana göre imkansızdı.” Belki de bu yüzden o çelişkiyi fark edememişti. 

Kelvin’in Dünyanın Yaşını Hesaplaması

@sciencesource

19. yüzyılda, Sir William Thomson ya da daha bilindik adıyla Lord Kelvin, çağının en parlak fizikçilerinden biriydi. Kelvin, Cambridge Matematik Bölümünü büyük bir hayal kırıklığıyla, kendisinin belirttiği üzere, ikinci bitirmiş (!), gemici pusulası ve iskandil makinesi gibi birçok icadın yapımında rol almış, fizik ve matematik alanına sayısız katkıda bulunmuştur. Lord Kelvin aynı zamanda dünyanın ve güneşin yaşlarını hesaplamak için fiziği kullanan ilk kişiydi. Ne kadar dünyamızı günümüzdeki tahminlerden 50 kat daha genç bulmuş olsa da yaptığı hesaplamalar bir dönüm noktasıydı. 

Lord Kelvin hesaplamasını, Dünya’nın sıcak, erimiş bir top olarak başladığı ve zamanla yavaşça soğuduğu fikrine dayandırdı. Gezegenimizin mevcut sıcaklık gradyanına ulaşmasının ne kadar süreceğini hesaplamaya çalıştı. Rakamları kısmen yanlıştı çünkü bilim adamları radyoaktiviteyi henüz keşfetmemişlerdi, bu yüzden bunu hesaplamasına dahil edemiyordu.

Ancak Livio, bunun Kelvin’in en büyük hatası olmadığını söylüyor – radyoaktiviteyi dahil etse bile, Dünya yaşı tahmini neredeyse aynı kalacaktı. Bunun yerine Kelvin, bilinen mekanizmaların Dünya boyunca ısıyı taşımış olabileceği olasılığını göz ardı ederek daha büyük bir hata yaptı.

Livio, “Isının Dünya’nın tüm derinliği boyunca tam olarak aynı verimlilikle taşındığını varsaydı” dedi. Diğerleri ısının Dünya’nın derinliklerine daha verimli bir şekilde taşınabileceğini kanıtladıktan sonra bile, Lord Kelvin bu olasılığı reddetti. “Kelvin pek çok kez haklı olmaya alışmıştı. Ona işaret edilmişti ama asla gerçekten kabul etmedi.”

Dahiler de Hata Yapar! – Pauling’in Üçlü Sarmalı

@opg

Francis Crick ve James D. Watson, 1953’te DNA’nın çift sarmal yapısını keşfetmeleriyle ünlüdür, ancak kimyager Linus Pauling de aynı yıl DNA’nın yapısı için kendi fikrini onlardan önce ortaya koymuştu.

Livio, “Pauling muhtemelen gelmiş geçmiş en büyük kimyagerdi,” dedi. Nobel ödülünü iki kez kazanmıştı ve alanının en iyisiydi. ”Fakat inanılmaz derecede zeki olan Pauling, DNA sarmalını açıklarken acele etmişti! Bilim adamlarının artık DNA moleküllerini oluşturduğunu bildikleri bir sarmal içinde bükülen çift sarmallar yerine, iç içe geçmiş üç ipliği kuramlaştırmıştı. 

dahiler-de-hata-yapar
@sequndo

Pauling’in proteinler için bir yapı modeli çıkarmasındaki devasa başarısından dolayı aşırı derecede kendinden emin olması bu konuda onu yanılttı. Livio, “Modeli, doğru modele kıyasla ters çevrildi ve içinde iki yerine üç sarmal vardı” dedi. “Çift sarmal değildi, üçlü sarmaldı. Büyük ölçüde kendi başarısının kurbanı oldu.”

Dahiler de Hata Yapar! – Einstein’nın Kozmolojik Sabiti

dahiler-de-hata-yapar
@sputnik

20. yüzyılın tartışmasız en büyük dehalarından biriydi Albert Einstein. Ama herkes gibi o da hata yapmaktan kaçınamadı. 

Yerçekiminin 1916’da yayınlanan genel görelilik teorisinde, yerçekiminin nasıl çalıştığını anlatan denklemleri, önemli bir hata yapmış olsa da, tam bir üstün zeka ürünüydü. Denklemlerdeki terimler arasında, Einstein’ın kozmolojik sabit olarak adlandırdığı ve evrenin statik olduğunu düşündüğü için ortaya koyduğu bir sabit vardı. Kozmolojik sabit, yerçekiminin içe doğru çekilmesine karşı koyarak statik bir evren elde etmeye yarıyordu. Daha sonra gökbilimciler evrenin aslında genişlediğini keşfettiklerinde, Einstein sabiti dahil ettiğinden pişman oldu ve onu denklemlerinden çıkardı.

dahiler-de-hata-yapar
@wbur

Efsaneye göre, Einstein kozmolojik sabitin yaratılışını “en büyük hatası” olarak adlandırdı. Fakat Livio’ya göre Einstein’ın gerçek hatası kozmolojik sabiti denklemden çıkarmasıydı. 

1998’de, Einstein’ın ölümünden sonra, sadece evrenin genişlemediği, aynı zamanda bu genişlemenin zamanla hızlandığı keşfedildi. Bunun neden olduğunu açıklamak için bilim adamları, kozmolojik sabiti genel görelilik denklemlerine yeniden dahil ettiler. 

Gördüğünüz gibi kimse hatadan muaf değil. Yaşamış en zeki insanlar bile akla mantığa  aykırı hatalar yaparken bizim de hatalar yapmamız oldukça normal karşılanabilecek bir durum. Bu sebeple hata yapmaktan korkmayın. Fikirlerinizi özgürce ve korkmadan söyleyin. Unutmayın “ Tecrübe insanın hatalarına verdiği isimdir.” (Oscar Wilde)

Facebook Yorumları

Paylaşmayı unutmayın.

İlgili Sayfalar