İstanbul’un Göbeğinde Mimarlık Fakültesi: Taşkışla – I

Paylaşmayı unutmayın.

İstanbul’un Göbeğinde Bir Mimarlık Fakültesi: Taşkışla – I – Taşkışla, bugün İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’ne ev sahipliği yapan yapıdır. Binayı gördüğümüzde bizi etkileyen görüntüsünün arkasında birçok olaya tanıklık etmesiyle de önemini bize hissettirmektedir.

Taşkışla, 1846-1852 yılları arasında İngiliz Mimar Williams James Smith ve Osmanlı kalfa İstefan tarafından yeni rönesans üslubu kullanılarak tasarlanmıştır. Aslında yapı ilk olarak bir hastane olarak tasarlanmış ve hatta Kırım Savaşında da kullanılmıştır.

istanbulun-gobeginde-mimarlik-fakultesi-taskisla---i
Taşkışla’nın konumunu da görebildiğimiz bir fotoğraf. Arkada maçka parkını ve KüçükÇiftlik’i görmek mümkün.

İstanbul’un Göbeğinde Bir Mimarlık Fakültesi: Taşkışla – I

Savaştan sonra harap bir şekilde kullanılmadan kalan Taşkışla, ilk büyük onarımı yapılarak o dönem ‘kışla’ olarak faaliyete geçmiştir. Kışla olarak kullanılırken tarihte de çok önemli bir yeri olan 31 Mart Vakasına da ev sahipliği yapmıştır. Hatta burada çıkan çatışmada taşkışlanın kalın duvarlarının içinde hala daha o kurşunların olduğu ancak yapıya zarar vermemek adına çıkarılmadığı bilinmektedir. Daha sonrasında ise yapı, Cumhuriyet Dönemine geçildiğinde Maarif Vekaletine devredilmiştir.

1943-1950 yılları arasında ikinci büyük onarımı yapılarak o zamanki ismiyle Teknik Üniversite, şimdiki adıyla İstanbul Teknik Üniversitesine tahsis edilmiştir. Hatta burada fakültenin kurucu öğretim üyeleri içerisinde dönemin çok önemli mimarlarından olan Mimar Kemalettin’i görebilmekteyiz. İlk başta Taşkışla’da eğitim görenlerin inşaat mühendisleri ile mimarlar olduğu bilinmektedir. Daha sonrasında bina sadece Mimarlık Fakültesi’ne tahsis edilmiştir ve halen bu şekilde kullanılmaktadır.

Gerçekleşmeyen Bir Proje: Taşkışla Oteli

Taşkışla Oteliyle ilgili o yıllarda yayınlanan bir gazetenin haberi

Taşkışlanın bugünlere ‘Mimarlık Fakültesi’ olarak gelmesinin arkasında olan çabayı da görmezden gelmemiz mümkün değildir. Taşkışlanın konumu ve yapısıyla da ilgili olarak sık sık İTÜ‘nün elinden alınarak başka amaçlar için kullanılmasıyla ilgili tartışmalar gündeme gelmektedir. Bunlardan ilki de aslında 1980 yılında Taşkışla’nın bir firmaya otel olarak 49 yıllığına kiralanmasına karar verilmiş ve Mimarlık Fakültesi’nin de, İTÜ’nün yeni kampüsü olan Ayazağa’ya taşınmasıyla ilgili çalışmalar yürütülmüştür. Bu olaylar çerçevesinde dönemin öğretim üyeleri yürütmeyi durdurma davası açmışlar, eş zamanlı olarak Türkiye’nin birçok yerinde de bu konuyla ilgili tepki gösterilmiştir ve davayı kazanarak Taşkışla’nın öğrencilerin elinden alınmasının önüne geçmişlerdir.

istanbulun-gobeginde-mimarlik-fakultesi-taskisla---i
Şu anda bir amfinin de ismini taşıyan Prof. Dr. Nezih Eldem’in de olayla ilgili olarak ağladığı o yıllardan bir haber

Son büyük onarımı ise 1999 İstanbul Depreminden sonra olmuştur. Şu an halen İTÜ Mimarlık Fakültesinde yer alan 5 bölümün öğrencileri tarafından kullanılmaktadır.

Taşkışla, mimarisiyle de gerçekten içinde okuyan öğrencilere her zaman ilham vermektedir. Yapı yeni rönesans üslubuyla tasarlanmıştır. Özellikle Taşkışla’nın girişinde eski yunan taklidi iyonik kapitallere sahip 8 adet sütun bulunmaktadır. Yapıya bu sütunların arasından batı cephesinden girmek mümkündür. Yapı dikdörtgen olarak tasarlanmış ve dört köşedeki kuleler yükseltilerek daha heybetli görünmesi sağlanmıştır.

Burada okuyan öğrenciler tarafından da çokça kullanılan bir orta bahçeye sahiptir. İlginç bir şekilde orta bahçenin duvarları dış cephenin aksine açık renk değildir ve pembe renktedir. Aynı zamanda bu orta bahçede bir havuz bulunmaktadır ve ağaçlarıyla beraber de gerçekten İstanbul’un göbeğinde inanılmaz bir mekan bize sunmaktadır.

Yapının köşelerinde bulunan daha çok çatıya çıkmak amacıyla kullanılan merdivenler

Taşkışla Hakkında Bilinmeyenler

Kaybolabilirsiniz!

Öncelikle başlaman önce taşkışla 2 tam kat, 1 çatı katı ve yarım bodrum kattan oluşmaktadır. Taşkışla, birçok mimarlık ve çeşitli konulardaki etkinlikliğe zaman zaman ev sahipliği yapmaktadır. Buraya misafir olarak gelenlerin en çok yakındıkları konu, yapının çok karmaşık ve anlaşılmaz olmasıdır. Aslında yapının planına baktığımızda dikdörtgen ve dört köşede merdivenler ile dikey sirkülasyonun sağlandığını söyleyebiliriz. Bununla beraber orta bahçenin etrafında dolanan koridorlar ile de geçişler kolaylıkla sağlanmaktadır. Ancak yapıyı deneyimleyenler yapının çok karışık ve anlaşılmaz olduğundan yakınmaktadırlar.

Taşkışla zemin kat planı.
Taşkışla Giriş Kat Planı

Özellikle okula yeni başlayan öğrencileri sabah saatlerinde koridorlarda bulunan haritalardan sınıflarını bulmaya çalışırken görebilmek mümkündür.

Boğaz Manzaralı Tuvaletler GERÇEK!

Taşkışla, tam olarak Gezi Parkının çaprazı ve Maçka Parkının başladığı vadinin tam üstünde yer almaktadır. Hem bir tepede hem de boğaza yakın olmasının sağladığı bir manzaraya sahiptir. Özellikle boğaz manzaralı sınıfları ve tarasıyla da özellikle meşhurdur. Bununla beraber evet gerçekten de Taşkışla’da boğaz manzaralı tuvaletler vardır. Plandan da görebileceğimiz üzere tuvaletler dört köşeye konumlandırılmıştır. Özellikle Güneydoğu Kulesinde yer alan tuvaletlerin hepsi boğaz manzaralıdır.

Küçükçiftlik’teki Konserleri Dinlemek Mümkün

3400 nolu taşkışla sınıfı ve orada proje yapan mimarlık fakültesi öğrencileri - istanbulun-gobeginde-mimarlik-fakultesi-taskisla---i
Bir stüdyo olan 3400 ve sol üst köşede görünen terası

Okulun konumu maçka parkının üst kısımlarında kalmakta ve tam da doğu cephesinde o tarafa bakan tarafta meşhur 3400 nolu sınıfın terası bulunmaktadır. Bu terastan boğazı kesintisiz izlerken aynı zamanda KüçükÇiftlikteki konserleri hatta provaları dinlemek mümkündür.

Kaçak Tribün – Gümüşsuyu Yurtları

Ek olarak İTÜ’nün bir diğer kampüsü olan Gümüşsuyu Kampüsünde ise maç izlemek dahi belirli bir dönem mümkündü. Gümüşsuyu Kampüsü de yine Taşkışlaya çok yakın bir konumda bulunan Makine Fakültesini de içeren kampüstür. Bu kampüste Taşkışla’nın aksine yurtlar da bulunmaktadır. Bu yurtlarda da özellikle mimarlık ve makine mühendisliği okuyan öğrenciler kalmaktadır. Yurtların baktığı cephe itibariyle de hem boğaz hem de stadı görebilmek mümkündür. Eskiden stad yenilenmeden önce maçları dahi kesintisiz bir biçimde izlemenin mümkün olduğu söylenmektedir. Hatta bu yüzden de oradaki odalara öğrenciler tarafından kaçak tribün denilmektedir.

gümüsuyu kampüsü aksonometrik olarak bakış ve konumunu gösteren fotoğraf
Gümüşsuyu Kampüsü ve yenilenmemiş haliyle o zamanki stadı görmek mümkün. Aynı zamanda fotoğrafın sol üstündeki Dolmabahçe Sarayını’nın da ne kadar yakın olduğunu algılayabiliriz.

Taşkışla gezi videosunu buradan izleyebilirsiniz.

Kaynaklar: İTÜ Mimarlık Fakültesi, Vikipedi, Fikriyat, Arkitera.

Facebook Yorumları

Paylaşmayı unutmayın.

İlgili Sayfalar